9 Aralık 2011 - 20:30

Sabah gazetesi “Dünya Raporu”‘ndan: Aşura Katliamı:88 Ölü. Haber başlığı bu! Haber devam ediyor: “Afganistan ve Irak’ta Aşura törenlerine katılan Şii Müslümanlara karşı düzenlenen intihar saldırılarında, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 88 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- İslam coğrafyasında kan ve göz yaşı dinmiyor. Hasan Sabbah metodu halen dur-durak bilmiyor. Deve Olayı, Sıffın Olayı, Hakem Olayından bin küsür sene sonra bile, Aşura günleri kan gölüne dönüyor. Neden?

“Günler ağır, günler ölüm haberleriyle geliyor”(N.Hikmet) , fukara Afgan anaları, Irak anaları ağlıyor.

Peki bu fitilin ateşini kim tutuşturuyor? Kanlı ve zalim Kerbala’dan bu yana 1372 yıl geçmiş. Şimdi şu Afgan dağları durup dururken neden yanıyor? Ehl-i Beyt sevdalıları toplanmışlar, senin hangi kuşuna “kışt” demişler?! Bir Afganlı demiş ki: “Allah-u Teala dünyayı imar etti, molozlarını Afgan’a attı. ” Şaka bir yana, işin tuhafı, Afganlı bunun diyetini hep ödedi.

11 Eylül 2001′de İkiz kuleler yerle bir olduğunda, Afganistan’a gidecek uçakların bakımları çoktan yapılmıştı. Tomahawklar çoktan istiflenmişti. Nato sözleşmesinin 5.maddesi, 12 Eylül 2001′de alelacele imzalanınca, ilk sortiler yapıldı. İslam coğrafyası tutuşup, yanmaya başladı. Hikaye bu!

Şimdi gelelim, zurnanın zırt dediği yere. Almanya’da yapılan Uluslararası Afganistan Konferansında konuşan Afganistan devlet başkanı Karzai, “2024”e kadar yabancı güçlerin yardımına muhtacız!” demiş. Eh, aynı gün, bu iki haber, akıllı ve namuslu olanlara çok bile. Namussuzlara bir diyeceğimiz yok!

İngilizler, Ruslar, ABD’liler, kullanma tarihi geçen Usameler, çıplak Afgan dağlarında ne arir?

Üstüne üstlük, Suudi Arabistan, ABD’den 70 milyar dolarlık dumanı üstünde gıcır gıcır silah! Bu silahlarla turşu kurulmaz. Ayrıca sıcağı sıcağına, Bavyera meralarını, otlaklarını pek seven ve bazı çağrışımlar yaptıran birileri de, aynı gün, aynı saatte, 8 milyar dolarlık taze silahları Suud’a kakalamış.

Şii-Sunni kavgası her vesile ile Batı medyasında çalkalanırken, İran’da sabotajlar devam ediyorken, bu coğrafyayı topyekün savaşa mı sürüklüyorlar? Ne?

Suriye krizi son kertede iken!?

İran bu tuzağa düşer mi bilinmez. Ama Suud’un altından yapılmış “oturağının” hiç tınladığı yok. Yani Riyad Sarayı her şeye baştan eyvallah etmiş. Bir damla petrol bütün vicdanları karartmış. Bunun geri dönüşü var mı? Kimse emin değil! Arap baharını birileri cehenneme çevirecek, o görülüyor! Yoksa sadece krizdeki ekonomi için bir can simidi mi? “Türkiye füze alacak!” haberi de aynı gün ajanslara düşüyor. Birileri gaz verip, silah mı satma peşinde?